Tuz Kesiliyor Kadınlar

Yok, öyle değil! Öyle olmayacak! Zehra kendini topluyor. Bir kere o, takılıp kalmak için değil, ağırlığından tamamen kurtulabilmek için istiyor geçmişinin ayrıntılarına vakıf olmayı. Parçaları yerli yerine oturtup, bütüne ulaştığında, haksız bir sona kurban gitmiş biçare bir beden gibi çuvala koyup, karanlık sulara atacak bu ağırlığı üzerinden. Bir daha dönüp bakmayacak. Aşacak geçmişini. Ardında bırakacak. Hele bir çıkabilsin Fırat’ın karşısına kendi hikayesiyle, baştan sona bir kez ve son kez inşa edip hikayeyi, tamamen geride bırakacak geçmişi. Anlatıcı kendisi dinleyici de başkası olunca sadece kendine borçlu olacak. Sonra, ver elini yeni bir yaşam. Takılıp kalmayacak inmeli kadın gibi, takılıp kalmayacak inmeli kadınlar gibi geçmiş zamanın köhneliğinde. Geriye dönüp de bakmakta ısrar ettikleri için işte böyle tuz kesiliyor kadınlar. Yaşlanmadan yaşlanıyorlar. Türkiye’de ne kadar çok yaşlı kadın var ve de ne çok genç kız. Peki ya ortası…? Ortası yok. “Orta yaşlı kadın” olunmuyor bu ülkede. Gençlikten yaşlılığa, bakirelikten dulluğa sıçrıyor kadınlar Türkiye’de.

Zehra tuz kesilmek istemiyor, ne de yaşlanmadan yaşlanmak.

Beşpeşe – Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker, Pınar Kür