Roman ve Öykü Yazma Sanatı

” Kızın öğleden sonra Atatürk Mahallesi’nde; karla kaplı iğde ağaçlarının altında bir bahçede (onları evlerine almamışlardı) sigara içerek Ka’nın konuştuğu dayısı, yeğeninin iki yıl önce gelin gittiği Batman’da sabahtan akşama kadar ev işi yaptığını, çocuğu olmuyor diye kayınvalidesi tarafından sürekli azarlandığını Ka’ya anlatmış, ama bunların yeterli intihar nedeni olmadığını, kızın bu fikri bütün kadınların kendini öldürdüğü Batman’da kaptığını, hele burada Kars’ta ailesinin yanındayken merhumenin çok mutlu gözüktüğünü, bu yüzden tam Batman’a döneceği sabah başucunda iki kutu uyku hapı aldığı yazılı bir mektupla yatakta ölüsünü bulmalarının kendisini çok şaşırttığını anlatmıştı.”

Bir kez cümle gereğinden çok uzun ve bir çok olayı barındırıyor. Kuşkusuz gerektiği zaman uzun ve iç içe girmiş cümleciklerden oluşmuş cümleler kullanılabilir ama bu durumda yanlışlar yapmak olasılığının arttığını da göz önünde bulundurmak gerekir. Bu cümleyi üst üste üç dört kez okuduktan sonra şöyle çözümledim. Ka, intihar eden genç bir kızın dayısıyla, ağaçlarının dalları karla kaplı bir bahçede konuşmuş. “Karla kaplı iğde ağaçlarının altında bir bahçede…” Karla kaplı iğde ağaçlarının bulunduğu bir bahçede (bahçe karlı kaplı olmayabilir) oturmuş Ka ile kızın dayısı. Cümleyi okumaya başladığınız zaman sanki özne “kız”mış gibi bir sanıya kapılıyorsunuz. Oysa değil. Cümlenin sonuna bakılırsa özne kızın dayısı; fakat kızın dayısı için yapılan uzun niteleme bunu anlamayı zorlaştırıyor. O zaman sözdiziminin başka türlü olması gerekirdi. Şöyle ki; “Ka, kızın, Atatürk Mahallesi’nde bir bahçede, karla kaplı iğde ağaçlarının altında sigara içerek konuştuğu dayısı…” Belki de en doğrusu bu cümleyi bölümlere ayırarak yazmak. En azından birinci bölümü “Ka, öğleden sonra Atatürk Mahallesi’nde bir bahçede, karla kaplı iğde ağaçlarının altında (onları evlerine almamışlardı) sigara içerek kızın dayısıyla konuşmuştu. Adam yeğeninin iki yıl önce gittiği Batman’da sabahtan akşama kadar ev işi yaptığını, çocuğu olmuyor diye kayınvalidesi tarafından sürekli azarlandığını, ama bunların yeterli…” Cümle bu haliyle hem daha kolay anlaşılıyor hem de kulağa daha hoş geliyor. Ayrıca da yazar, uzun da olsa aynı cümle içinde iki kez “anlatmış”, “anlatmıştı” yüklemlerini kullanmaktan kurtulurdu.

Önemli bir nokta daha. Yazarken sözcükleri özenle kullanmak gerekir. “…kızın bu fikri bütün kadınların kendini öldürdüğü Batman’da kaptığını…” Acaba Batman’da gerçekten bütün kadınlar intihar mı etmiş? Bu durumda Batman’da küçük kızların ve yaşlı kadınların dışında kadın cinsinden kimse kalmamış. Olsa olsa “Pek çok kadının intihar ettiği…” denilebilirdi. Veya cümleye “Birçok” sözcüğüyle başlanabilirdi. “Pekçok” ve “Birçok” sözcüklerinin ikisi de sayının olağanın üstünde olduğunu açıklar.

Roman ve Öykü Yazma Sanatı – Sevim Gündüz

Not: Kitapta ele alınan cümle Orhan Pamuk’un Kar romanından alınmıştır.