Erdemin Adı

Sultan’ın katına gelerek

“Ey başı göklere yücelen Sultan!” dedi şair,

“seni övmek üzere bir şiir yazdım.

İnci gibi parlak bir cevheri, senin için deldim.

Çok övgü almış, şimdiye dek çok

medhiyye görmüşsündür, lakin benim

şiirim gibisine rastlamadığını sanıyorum.”

Padişah meraklandı. Şairin uzattığı kağıdı

özenle aldı, baktı. Sadece ismi yazılıydı.

Hiddetlendi: “Be akılsız adam” diye çıkıştı, “bu ne demek

oluyor?”

Şair sustu. Padişahın hiddeti sürüyordu: “Ne bir iyiliğimden

söz ediyor, ne bir güzelliğimi övüyorsun.

Buna övgü denir mi?”

Şair, “Sultanım” diye söze başladı, “bu uğurlu isimle

bulunduğun şöhretten daha yücesi var mı? Sana övgü ve

ün olarak adın yeter. Adın, erdemle özdeşleşmiş,

nitelik ismiyle anmak istemez.

Çünkü adın bütün güzel ve iyi niteliklere işaret eder.”

(Molla Cami, Salaman ve Absal’dan..)