Mağrur Genç

Bir köy ağasının oğlu ziraat tahsil etmek üzere Avrupa’ya gider. Yıllar süren bir tahsilden sonra, babasının çiftliğine döndüğünde ilmiyle mağrur bir hava ve eda içindedir. Köyü bir anda kalkındıracağına, bütün eski metodları terkedeceğine dair bir sürü şeyler söyler. Bir gün yine bahçede gezerlerken oğlu etrafındaki ağaçları göstererek:

“Baba… Ben bu ağaçlardan yılda iki defa armut alabilirim” der. Avrupa’da buna dair pek çok kitap okudum…

Babası yüzünde ince bir istihza tebessümüyle:

“Hayır oğlum, alamazsın.” diye cevap verir. “Buna imkan yok…”

Avrupa’dan yeni dönmüş, çiçeği burnunda genç ilim adına itiraz eder:

“İnan baba, bu ağaçtan yılda iki defa armut alabilirim.”

Babası kızmadan cevap verir:

“Dediğin kabil değil. Çünkü o ağaç armut ağacı değil, elma ağacıdır yavrum.”