İbn Haldun’a Göre

 

Dil, mantık, aritmetik gibi bilgiler, kendi kendileri için değil, hukuk, teoloji ve fiziği daha iyi anlamak için öğrenilmelidir.

Gramer kaidelerini ezberleyerek hakim olunamaz bir dile. Konuşmak, okumak, parçaları ezberlemek suretiyle hakim olunur.

Daha önce kazanılmış bir maharet, yeni bir maharet kazanmayı güçleştirir. Mesela usta bir terzinin aynı zamanda usta bir marangoz veya dülger olması, yahut da bir insanın kendi dilini iyice öğrendikten sonra başka bir dil öğrenmesi nadirdir. Nadirdir ama belli bir rüsuhun kazanılması da zihni biler, düzenli düşünceye alıştırır bizi. Başka bir alana yöneldiğimiz zaman bunun faydasını görürüz.