Gertrud

 “… Mahzun mahzun arkasından baktım, gördüğüm manzara uzun süre aklımdan çıkmadı. Gerçekten bambaşka biri miydim bütün bu insanlardan, Marion’dan, Lotte’den, Muoth’tan? Gerçekte sevgi denen şey bu muydu? Hepsini görüyor, bütün bu ateşli insanları görüyordum; sanki bir fırtınanın önüne katılmış, yalpalayıp duruyor, bir belirsizlikten içeri savruluyorlardı.

Erkekleri görüyordum; bugün arzuyla, yarın bıkkınlıkla kahroluyor, yana yakıla seviyor, sevgilere hoyratça son veriyor, hiçbir sevgiye güven beslemiyor, hiçbir sevgide mutlu olamıyorlardı.

Kadınları görüyordum, sevgiden yanıp tutuşan; aşağılanmaları ve dayakları sineye çekiyor, sonunda kapı dışarı ediliyor, ama bağladıkları erkekten yine de kopamıyor, kıskanç ve horlanmış sevgiyle onurları çiğnenmiş, köpeksi bir sadakat sergiliyorlardı.

O gün uzun süre ilk kez oturup ağladım. İçerleyerek, kızarak gözyaşları akıttım bu insanlar için; dostum Muoth için, yaşam ve sevgi için gözyaşları. Ayrıca kendim için de bir daha sessiz, daha bir el altından gözyaşları akıttım, bir başka gezegende yaşar gibi bütün bu insanların arasında yaşayan, hayat denen şeye akıl erdiremeyen, sevgiye susamışlıktan ölen, ama sevgiden de korkmadan duramayan benim kendim için…”

Hermann Hesse