'Gençlik' kategorisi için arşiv

ABD Başkanlığına Aday Türk Kızı

 

American Legion Auxiliary derneği tarafından bu yıl 61′incisi düzenlenen organizasyonda Türk asıllı bir kız öğrenci Amerikan başkanlığına aday oldu. 

Amerikalı genç kızları vatandaşlık bilinci ve sorumluluklarına hazırlayan ‘Girls Nation’ adlı organizasyonda, 21-28 Temmuz tarihleri arasında ABD başkanlık seçimi yapılacak. Long Island Hicksville Lisesi son sınıf öğrencisi Şule Akoğlu da Amerika başkanlığına aday. 98 öğrencinin katıldığı seçimin en güçlü adayları arasında gösterilen Şule Akoğlu, halen Girls Nation’da, New York Senatörü olarak görev yapıyor. Seçim öncesinde Washington DC’de Başkan Bush ve Federal senatörlerle tanışacak olan Şule Akoğlu, bu buluşma için hazırlıklı olduğunu söyledi. Başkan için özel bir soru hazırladığını belirten Akoğlu, cevabını Bush’dan almadan kimseye paylaşmak istemediğini dile getirdi.

New York’u temsilen Washington DC’ye gidecek olan iki kişiden biri olan Akoğlu, eyalette ki iki senatör koltuğundan birini kapmak için 36 kişiyle yarıştı. Washington DC’de bir hafta boyunca devletin işleyişi, seçim kampanyası, etkili konuşma ve vatanseverlik konularında seminerlere katılacak olan Akoğlu, burada son olarak birde konuşma yapacak. Her eyaletten sadece iki öğrencinin katılabildiği organizasyon aslında siyasetin biraz daha genç yüzünü ifade ediyor. Girls Nation’a seçilebilmek için adaylar birbirleri ile yarışırken oy verenleri etkilemek adına her aday kendini tanıtmanın dışında neler yapabileceğinin hesabını da veriyor. Girls Nation’a giden yolun uzun olduğuna vurgu yapan Akoğlu şöyle “Bu süreçte son aşamaya gelene kadar bir kaç kez kürsüye çıktım. Yaptığım hiçbir konuşmada kendimden bahsetmedim. Daha önce eyalet Başsavcılık adaylığı için yaptığım konuşmada, bu görevi alacak kişinin cesur ve adil olması gerektiğini anlattım. Benim dışımdaki diğer öğrenciler ise okuldaki başarıları ve hangi kulüplere üye olduklarından bahsetti. Oraya gelen her öğrenci gerçekten çok zeki.” diye konuşuyor.

Girls Nation’a seçilebilmek için kendisine farklı bir yöntem seçen Akoğlu, “Burada yaptığım konuşma hedeflerim ve hayallerim hakkındaydı” diyor. Konuşmasında ayrıca Amerika’nın mili değerlerine de atıflarda bulunduğuna değinen genç başkan adayı Akoğlu, özgürlüğün kazanılması ve Martin Luther King’in mücadelesinden örnekler verdiğini ifade etti. Martin Luther King’in meşhur konuşmasında olduğu gibi kendisinin de bir rüyası olduğu hususuna vurgu yapan Akoğlu, “Orada ‘Benim bir hayalim var o da Girls Nation’a başkan olmak’ dedim. Ve konuşmamı böyle noktaladım” diye anlatıyor.

Washington DC’de yapacağı konuşma için bir hazırlık yapmadığını belirten Akoğlu, şifahi konuşmasında, dünyanın ihtiyacı olduğu barış, sevgi ve diyalogdan söz etmeyi düşündüğünü aktarıyor. ABD başkanlık yarışının iki güçlü ismiyle tanışmak istediğini de sözlerine ekliyor. Bu isimler ise Hillary Clinton ve Barack Obama. Gelecekte de politikayla uğraşmak istediğini dile getiren Şule Akoğlu, heyecanın her geçen gün arttığını belirtiyor. Haziran ayı içinde yapılan eğitim programında değişik şehirlerden onlarca yeni arkadaş edindiğini ifade eden Akoğlu, bu sayede hayata daha güçlü hazırladığı düşüncesinde. Politika ile uğraşmanın güzel tarafları kadar bazı sıkıntılarının da olduğundan yakınan Akoğlu, bunların başında da kampanya dönemlerinde annesinden uzak kalmak olarak açıklıyor. Genç başkan adayının adaylığı gibi okumak istediği okullarda ülkenin en kaliteli üniversiteleri arasında yer alıyor. Akoğlu, Hillary ve Bill Clinton ile Başkan George W. Bush’un mezun olduğu Yale veya Columbia Üniversitesi’nden diploma almak istediğini söyledi.

American Legion Auxiliary (ALA), dünyanın her yerinde binlerce üyesi bulunan American Legion’a bağlı, kar amacı gütmeyen bir organizasyon. ALA her yıl, erkek (Boys Nation) ve kız (Girls Nation) öğrenciler için, vatandaşlık bilgi, sorumluluklarını geliştirmek ve geleceğin liderlerini hazırlamak için, ülke çapında 48 eyaletin katılımıyla seçimler yapıyor. Seçimlerde, temsili eyalet senatoları oluşturulup daha sonra her eyaletten iki senatör seçilerek yine temsili ulusal senato vücuda getiriliyor. Başkent Washington’da yaz aylarında bir haftalık programda bir araya gelen temsili senatörler, gerçek senatörlerle ve ABD Başkanıyla da tanışıyor. Genç senatörler, kendi aralarından o yılki ABD başkanını da seçerek programlarını tamamlıyor.

GENÇLİKLERİNDE ORGANİZASYONA KATILAN BAZI ÖNEMLİ İSİMLER

Bill Clinton: 42. ABD Başkanı

Jane Pauley: Gazeteci

Ann Richards: Texas eski Valisi

Tuğgeneral General Michelle D. Johnson: ABD Hava Kuvvetleri Komutanlığında ordu komutanlığı yapan ilk kadın general

Lynne Cheney: Başkan Yardımcısı Richard Cheney’in eşi.

Jennifer Dunn: Temsilciler Meclisi Üyesi

Barbara Cubin: Temsilciler Meclisi Üyesi

Mağrur Genç

Bir köy ağasının oğlu ziraat tahsil etmek üzere Avrupa’ya gider. Yıllar süren bir tahsilden sonra, babasının çiftliğine döndüğünde ilmiyle mağrur bir hava ve eda içindedir. Köyü bir anda kalkındıracağına, bütün eski metodları terkedeceğine dair bir sürü şeyler söyler. Bir gün yine bahçede gezerlerken oğlu etrafındaki ağaçları göstererek:

“Baba… Ben bu ağaçlardan yılda iki defa armut alabilirim” der. Avrupa’da buna dair pek çok kitap okudum…

Babası yüzünde ince bir istihza tebessümüyle:

“Hayır oğlum, alamazsın.” diye cevap verir. “Buna imkan yok…”

Avrupa’dan yeni dönmüş, çiçeği burnunda genç ilim adına itiraz eder:

“İnan baba, bu ağaçtan yılda iki defa armut alabilirim.”

Babası kızmadan cevap verir:

“Dediğin kabil değil. Çünkü o ağaç armut ağacı değil, elma ağacıdır yavrum.”

Lisan Anarşisi

 

Aziz yavrum,

Asırlarca önce garplı bir ilim adamı “Yalnız Türkçe konuşarak Viyana’dan Pekin’e gidebilirsiniz” demişti.

Korkarım ki bu gidişle dışarıda tarihi düşmanımızın, içeride bazı bozguncuların mezbuhane gayreti ile Türkçe konuşarak Ankara’dan Kars’a gidemeyeceğiz.

Bu lisan anarşisi kimlerin ekmeğine yağ sürer, takdir edersin sanırım.

Bu yangını söndürmek de senin neslinin vazifesidir. Unutma!..

Türk Gençliğine Mektuplar

Rıza Akdemir

Tiki’ler ve Anti-Tiki’ler

Geçenlerde Üsküdar’da vapurdan indim, otobüs durağına doğru yürüyordum. Arkamda bir cep telefonu tiz bir sesle öttü ve bir genç kız tuhaf kelimelerle sinirli sinirli konuşmaya başladı. İstemeden kulak misafiri oldum. Hani Avrupa Yakası dizisinde “Oha falan oldum” diye konuşan Selin adında bir kız var ya, tıpkı onun gibi konuşuyordu.

Popüler kültür alanına giren meselelerle pek ilgilendiğim söylenemez. Bu yüzden, bazı dostlarımın zaman zaman sözünü ettikleri Tiki adı verilen marka meraklısı gençlik kesimi hakkında bilgi sahibi değildim. Avrupa Yakası cinsinden dizileri de uzun boylu seyretmem. Fakat Üsküdar’da karşılaştığım kız, merakımı tetikledi. Bilenlere sordum, onlardan aldığım internet adreslerinde dolaştım ve bazı bilgiler edindim. Anladığım şu: Tiki Türkçesini sözümona eleştirmek amacıyla ‘üretilen’, ancak bu jargonun yaygınlaşmasına yol açan Selin, hiç de uydurma bir karakter değil!

Bizim kolay kolay anlayamayacağımız bir Türkçe konuşan bu gençlere Ciks de deniyormuş. Bir dostum da, Tiki’lerin çok paralı olanlarına, yani son model jeeplerini Bağdat Caddesi’nde çılgınca sürerek etrafa hava atanlarına Ciks denildiğini söyledi. Evet, Ciks… Ne demekse!

Tiki’ler genellikle ekonomik bakımdan üst sınıfa mensup gençlermiş, fakat orta sınıftan onlara benzemek isteyen ve daha ziyade Bağdat Caddesi Tiki’lerini örnek alan gençler de varmış. Bağdat Caddesi, Nişantaşı, Akmerkez gibi çevrelerde uç verip İstanbul’un başka bölgelerine de hızla nüfuz eden Tiki’ler, Amerikan preppy gençliğini yakından izler, en pahalı markaları tercih eder, Türkçeyi Amerikan aksanıyla, yani miyavlar gibi konuşurlarmış. Tiki jargonunun ayırıcı özelliklerinden biri, bolca İngilizce kelime kullanılması ve bazı İngilizce deyimlerin Türkçeye uyarlanmasıymış. Mesela “Oha falan oldum” lâfının kaynağı şu cümleymiş: “I was like Oh my god!”

Kısacası bu “Türkilizce”, Tikiliğin şanındanmış.

Tiki’ler politikayla hiç mi hiç ilgilenmezlermiş; dünya yıkılsa umurlarında değilmiş. Sadece kendilerini düşünen, sadece tüketen, giyim kuşamlarında estetizmi takıntı haline getirmiş tuzu kuru gençlermiş bunlar.

Tabii, bütün akımlar gibi, Tikilik de ‘anti’sini doğurmuş. Anti-Tikilerin Wikipedia tarafından link verilen bir siteleri bile var: anti-tiki.org. Özetle diyorlar ki (imlâsını mimlasını düzelterek sunuyorum):

“Yurdumuzda giderek artan Tiki problemine dikkat çekmek istedik, çıktık ortaya. Tikiler ‘Hoop napıosunuz kardeşim paramız var harcıoooooruz size neeee!’ dediler. Sonra çıkıp ‘İşiniz yok mu lan salaklar?’ dediler. Bilmiyorum kaç kişi girdi, kaç kişi forumda uğraşıp yazdığımız yazıları okudu, ama bizim başlattığımız akım istenilen ölçüde gidiyor. Yani bu gün biri girip arama motorunda ‘Anti-Tiki’ kelimesini görüp ‘Evet Tikilik diye bir şey var ve bu karşı olunası bir şeymiş!’ diyorsa ne mutlu bize! Taşıdığımız bayrakla gurur duyuyoruz. Daha üretken bir gençlik için eylemlerimiz devam edecek. Ama başlattığımız akımla gurur duyuyoruz! Sizden çok şey bekliyoruz! Yürüyün be!”

Ne diyebilirim, bilmiyorum! “Hadi, hayırlı tıraşlar!”

Beşir Ayvazoğlu